10 Nisan 2009 Cuma


Okul hayatım tüm hızı ile devam... bir kısım arkadaşların kurstan ayrılma zamanları yaklaşıyor... sanırım benim de... peki ama zaman nasıl bu kadar hızlı geçiyor..?
Küçük Not: Kahvesiz hayat geçmez...! Kültürü de başkadır, halet-i ruhiyesi de...
Andres de gidiyor.. fakat Paris'e çalışmaya :) fotoğrafla ilgilenmeye başladığımdan bu yana etrafımda fotoğrafçıların sayısı çoğalıyor... bu da "secret" felsefesi ile örtüşüyor sanırım :)) velhasıl kelam o gün de Andres için toplandık...

Fotoğrafa son anda girmiş gibi duruyorum değil mi..?

İran ev partisi... Ben social life olayını kısıyım, hatta bitireyim bi süre diyorum fakat sanırım çok başaramıyorum... Aksi gibi baharın gelmesi ile herkes bi yere çağırıyor, genelde cevabım hayır oluyor, fakat sebep olarak study dediğimde herkes gülüyor :( :) Burdan cevabım: I'm not a nerd but I'm a sick person, who wants to reach her goal and keeps her own promise.. so, please let me alone for a while. I will be among you soon.
Mesela bugüne arkadaşlar bir Türk gecesi fasıl programı organize ettiler.. ısrar kıyamet tamam gelirim dedim ama canım hakikaten bir Türk fasıl gecesi hiç çekmiyor, dün gelmeyeceğimi söyledim.. bir surat bir surat..

Bilindiği gibi İran'da club, pub olayı yok, fakat ev partileri dillere destan... bunlardan biri idi bizimki de.. Said harika hazırlanmıştı doğrusu, bir salata daha öğrendim Özgesi.. gelince olmazsa olmaz kuracağımız rakı sofrasında yerini alacak:) Bu arada elbisem hamile elbisesi gibi durmuş fakat güzel aslında aldanmayın.. ayrıca göründüğü gibi şişman da değilim.. hatta, geldiğim günden beri banyoda duran fakat geçen gün ilk defa kullandığım tartıda gördüğüm rakam 47 idi... sanırım bu benim denge noktam.. bildim bileli 47...
SON OLARAK...
Dvd izlemekteyim sık sık...
The Lust Caution: Uzak doğu ve sapık aşk halet-i ruhiyesini seven arkadaşlara, özellikle cesocum sana tavsiye ediyorum izlemediysen.. fakat pornografik öğeler ağır.. Yönetmenin kendi ülkesi Çin'de sansüre uğramış film ve adam tekrar kurgulamak zorunda kalmış, fakat Türkiye'de sansürsüz vizyona girmiş, sanırım adı Dikkat Şehvet.
Spirited Away: 2003 Oscar ödüllü animasyon.. fanzatinin böylesi
The Terminal: Yeni izledim vallahi.. bi esprisi yok fakat size de oluyor mu bilmem, ben film izlerken direkt karakter ayıklıyorum, var bu adam, var bu kadın gibi.. ve bu bana her defasında aynı şeyi, rollerin, kıyafetlerin ve oyuncuların olduğu bir dünyayı hatırlatıyor.. seçip giyiyorsun.. sahneye çıkıp oynuyorsun.. başarlı isen rolunde rolunü değiştiriyorsun en nihayetinde.. değilsen, sıkışıp kalıyorsun rolünün cenderesinde ekseriyetle.. bazen fazla ciddiye alıyorsun oyunu, unutuyorsun hikayenin başını, sonunu... aklının kafeslerinde yarattığın drama, yüreğindeki acı trajedi veya hayata bakışındaki muzipliği oynuyorsun.. velhasıl kelam cebindeki kadar harcıyorsun.. garip olan, sende kaydı olmayan bir şeyi deneyimlemeyecek olman... Bunlar uzun konular ardadaşlar;) fakat özetle; burda yaptığım gözlemler sonucunda "ruhumun Erebos'u"nu görmem beni hayli şaşırttı doğrusu..
Şimdi ise koşuya çıkacağım.. evet bugün cuma fekat biz pascalya tatilindeyiz, salı gününe kadar... öpüyorum can-canlar... seviyoum sizi...

14 yorum:

özge dedi ki...

seyrettik gülpüm "Dikkat Şehvet"i!! ben çok severim o filmi. ceso da seyreyledi bildiğim kadarıyla... :))

özge dedi ki...

ayrıca elbisen güzel... yakışmış. sanırım aynı kilodayız küçük gül... haa sen her ne kadar arkamdan gizli gizli benden uzun olduğunu iddia etsen de aynı ebatlarımız çok yakında plajlarda katalog çekimlerine başlayacak NONOŞ! :))))

ceylan dedi ki...

Gülpüm 1. fotoğrafta arkadaşının gözü çıkmamış... Bu kızın laflarını dinlemediğin gibi gözünü de çıkarıyorsun gülpüm fotolarda...

Evet izledim lust caution'u severim, özge doğru yazmış...

ceylan dedi ki...

aaa gülpüm ben de bir paskalyayı londonda geçirmiştim:(( Çok hüzünlüydü:((
Ben londonu çok sevdim ama çok acıklı bir şehir olarak kazındı beynime:((( Acılı hatıratı da kazısam bir kez daha gitsem londona bu sefer de anarak beter ederim kendimi nerden çıktı da anlattım yaw...

oyaozhan dedi ki...

cesocum gelip buralarda hüzün yapmışsın, iflah olmazsın kızım sen.. hastalık bu hastalık, bünyede var.. fekat bir daha gelirsen London'a ve ben de burda olursam o acıyı pek yaşayamazsın gülpüm, yaşatmazlar;)

oyaozhan dedi ki...

Özgesi demek arkandan gizli gizli boyum Özgeden uzun diyomuşum (şen bir kahkaha:))... bu palavra bozmasını kim sıktıysa sor bakalım ona bi nası bi hazdır aldığı merak ettim doğrusu, bi de sor bakalım ona yine boyu 1.70 miymiş..? ;))

oyaozhan dedi ki...

aman be ya siz de her şeyi izliyonuz ya...

ceylan dedi ki...

EVET HALA 1.70 BOYU... ARKAMDAN O KADAR ATIP TUTMANIZA RAĞMEN HENÜZ DAHA FAZLA UZAYAMADIM...:)

İZLİCEZ TABİ GÜLPÜM SİNEMACIYIZ...
PROUD OF KALIBININ DA TAM YERİYDİ HANİ HAH...

ceylan dedi ki...

andres Türkiye'ye gelsin uleyn!

ceylan dedi ki...

seninle dünyanın her yerinde forever güleriz biz gülpüm... çiçeğini koymamışsın bloğa bekleyrum!!:))) Çok komik bir anı:) teddyne bir de çiçek eklendi yük!

özge dedi ki...

oooff kış geri geldi haa burayaa... gülpüm!!!

oyaozhan dedi ki...

Cesocum Andres nadide parçalarımızdandı, dj'den sonra 2. kayıp ;)) fakat has gone, sorry...

oyaozhan dedi ki...

Özgesi burda da 3-4 gündür çisil bi yağmur var, ıslatmıyo da doğru düzgün, cesonun tam sevdiği cinsten zenci kıvırcığı yapıyomuş ya saçını :)))

sana bahar yakışır İstanbul'um karartma yüzünü.. love İstanbul :)

ceylan dedi ki...

İstanbul için manasız şiirler yazma gülpüm!

Andres yaktı buraları güllpüm:)))

Çisil yağmur beni sinirli ediyor, beni her şey sinirli ediyor:)))