21 Mayıs 2009 Perşembe

NİHAT LONDRA'DA idi...

Öncelikle fotoğrafların kronolojik sıradan uzak, karman çorman olduğunu belirtmek zorundayım can'lar... karıştı ortalık... Eyyy Özgürlüüüüüüüüüüüükk!!!!!!!!!
Ya da İstikbal Göklerde ;)

Bu fotoğrafları çekerken çok eğlendik, ben içlerinden seçip de koydum abuk subuk bi sürü poz;) Nihat tam bir fotoğrafçıydı, bense yeni yetme Banu Alkan modeli manken:)

Fena değil be..!

Simetriyi takdir ettik...

Primrose'a çıkarken... Giderken Nihal'le daha önce gittiğimiz günü andım...manyaklık... Camden'dan sonra 15 dakika içinde oradaydık, nerde 2,5 saat... Şöyle söyliyim, o gördüğünüz köprünün altından Nihalle yürümeye devam ediyor idik...

Bira, cips, bereketli badem ;) yarısını köpeğin yemş olmasına rağmen... Ben yine yeni bi çeşit denedim; biri limonlu, diğeri karamelli.... fena değildi... ama soğuktu, üşüdük, hava kararmadan kalktık... günlük plan uyarınca akşam yemeği için hazırlanmak üzere yola koyulduk...
Camera görünce dayanamıyorum:)

Nihat Türkiye'ye dönüyor... Trendeyiz,Stansted'a gidiyoruz... Kahve sevmeyen Nihat'a kahveyi sonunda sevdiriyorum... trene binmeden önce moccochino, hazelnut özel karışımı yaptırıyorum... süper oluyor.. Cesocum da eminim çok severdi.... Kahve ve çikolatamızı yeyip dışarıyı izliyoruz.. İkimizde de bir ağırlık var gitmeden kaynaklanan.... Havaalanına 2 saat önceden gidiyoruz... planımızla bi kere daha gurur duyuyoruz... bu defa Costa'ya yollanıyoruz...

Özge bu fotoğrafa iyi bak... Seni düşünürken çekildi... birden gülümsemişim....

Tower Bridge manzarası......... O gün bi türlü Greenwich'e gidemedik... fakat Nihat London Underground sistemini anlamış oldu.... balık tutmayı öğretmek bizimkisi ;))
Bu defa elmalarımızı Tower Bridge kıyısında yiyoruz... edindiğmiz komik alışkanlıklardan bir tanesi de her gün yolda elma yemekti...

Ceso, tam senlik... ısır hadi :))

Kafamın üzerinde melek var bilmem fark ettiniz mi..?
Akşam yemekten önce Westminster Station'un hemen yanında, köprünün ayağındaki tarihi pub'a götürüyorum Nihat'ı... çok beğeniyor... 2 single Jack Daniels içiyoruz fevkalade iyi geliyor, içimiz ısınıyor...
Akşam ise Queensway'de yemekteyiz....
Sadler Well's'deki Rambert Dance Company'ye gitmeden önce... 3 farklı kareografiden oluşan modern dans gösterisi harikaydı... nasıl olduğunu keşke anlatabilseydim... ayrıca temmuz ayında Dorian Gray'in Portresi oynayacak (yine Rambert-modern) kısa gösterisini gördüm çok etkilendim.. aklıma sen geldin Özgesi.. Oscar Wilde'ın Dorian Gray'ini bilhassa sevdiğini biliyrm... o kadar güzel anlatmışlar ki, bak bunu belki anlatabilirim.. çünkü show'da Dorian olan dansçı o kadar ukala, kendinden emin ve serseri dans ediyor ki.. ve tabiii ki yakışıklı, kitaptaki gibi güzellik timsali... ikimiz izleseydik ne güzel olurdu değil mi...

Marilyn olmadan az önce... o sabah popomu görmeyen kalmadı.... sonra gün ortası eve gidip pantolon giydim, yine verdiğimiz isabetli kararla gün boyu gururlandık Nihatla ;)
Nihat'a kuğuların doğasını anlatıyorum.... Kuğular bir defa çiftleştikleri partnerleri ile bir ömür birlikte oluyorlar.. hatta çiftlerden biri ölse dahi ötekisi yeni bir kuğu ile birlikte olmuyor.... Nihat bayılıyor hikayeye canım, o bir Kamuran... ben de bayılıyorum fakat bir farkla... (insan doğasına inanmayarak ;)
Kensington Garden.....


Sabah kahvaltısını Hyde Park'ta yapıyoruz... benimki bu defa harika bir cheesecake ile cappuchino, Nihat ise klasik tost, ayran (dermişim ;)) ve kahve...

Covent Garden'daki güzel pub... yerimizden çok memnunuz, çok beğeniyoruz... ve komik bir hikaye daha doğuyor orda... Cooky alıyoruz Ben Cookys'den... toplam 4 tane... diyorlar ki 1 tane daha alın 2 tane hediye edelim olur diyoruz... ilk kurabiyeleri pub'da hemen mideye indiriyoruz... kalanları ise her gün yanımızda gezdiryorz :)) arkadaşlar bu Ben kurabiyelerinin gördüğünü kimse görmedi bu dünyada... dünya gözüyle her yeri gördü vallahi, bebekler gibi bi Nihat taşıdı bi ben... ama lütfen sonunda bitirdik mi, benim son gün çabalarımla evet...
Velhasıl kelam doluuuuu doluuuuuu 4 gün... hala uykum var Nihat....

5 yorum:

ceylan dedi ki...

Danalar sizi nasıl gezmişsiniz bu arada baştaki fotoğraflara bayıldım!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!

ceylan dedi ki...

Nihatcım ben de kamuran asıllı bir Oyaayım kuğu hikayesinde ne yapacağım:)))

Çok güzel gördüm seni Oya fotolarda...
Ayrıca yaşasın ayran tost hatta pişmaniye!!

özge dedi ki...

beni düşünürken birden gülümsmen beni de aniden gülümsetti gülpüm!!!! çok özledim çok özledim çok özledim..................................................................................................

özge dedi ki...

temmuzda orda olmak istiyorum. yeni ve çok gönülden dileğimdir, duyurulur, temmuzda o dorian grayi görmek ister gözlerim!!!!!!

oyaozhan dedi ki...

Temmuzu bilmem ama Haziranda Anamurdayız:))