16 Şubat 2010 Salı

GÜLPÜŞÜMÜN DOĞUMGÜNÜ

Cancağızımın doğumgününü kutladık 2 hafta evvel. Cezayir Sokağı'ndak Cambaz idi mekan. Fasıl heyeti kalbe cila idi. Fakat Özge için istediğimiz şarkı repertuvar dışı olduğundan masaya iade oldu. Ben sana burada armağan ediyorum o şarkıyı Özgesi....

Şavkıması sana doğru yolların, sana doğru denizlerin çağrısı
Çırıl çırıl ötelerde bir güzel
Günaydınım, narçiçeğim, sevdiğim...
Çıkmaz sokaklarda bu minyatür kim?

Bu gögüs kim, ya bu gözler, bu saçlar...
Uzak bir özlemde ayak sesleri
Günaydınım, narçiçeğim, sevdiğim...
Bu yıldızlar doğan günü çağrışır, bu gündüzler gözlerini çağrışır

Ya kimlere verdin avuçlarını
Günaydınım, narçiçeğim, sevdiğim...
Vurdum tellerine seni sazımın,

Sende anahtarı alın yazımın
Yağmur yağmur serpil yalnızlığıma
Günaydınım, narçiçeğim, sevdiğim...

Şarkının efsanesi ise şöyle imiş:

Cihangir Hanlığı'nın genç prensi Salim Şah ile Anarkali isimli genç ve güzel rakkase arasındaki aşk, münasebetsiz bulunduğundan baba Han Akbar tarafından yasaklanmış imiş. Baba, ne yapıp ne edip sevdalıları ayırmış ve güzel Anarkali'yi şehrin ortasındaki dört duvarlı bir odaya kapatmış. Prens çaresiz, halk ağlamaklı imiş. Anarkali'nin yaşayacağından artık ümit kesilmiş. Fakat mevsim dönmüş, bahar gelmiş. Duvarın taş örgüleri arasından ince, zarif bir filiz yeşermiş. Aşk bu defa çiçek açacakmış.

Rivayet şu ki; O güzelim ateş rengi nar çiçeklerinin çıkış yeri Güzeller Güzeli Anarkali nin aşk dolu kalbidir. Taşları delip sevdiğine kendini göstermiştir.

:((

PS: Bu fotoğrafı çok sevdim minik kuşum; umarım tüm dileklerin, yüzündeki bu çocuksu gülücük kadar gerçek olur :)

Ne oluyo looooo, kaçırmışız...!

Bu üçlemeyi de yine çok sevdim.

Ne çok oynadım o gece... Gelin gibi ortalarda... :p

DonFed&Onur ikilisi çok uyumlu. Fakat birisi yere bakan yürek yakan, ötekisi çapkın delikanlı:)

Bombasın sen... Kıvırcık bombası!!!

"Seni benim gibiiiii seven bulamazsıııınn..."

Fotoğrafın tarihi ilginç. Geleceğe yolculuk...

Nihat bu fotoğrafı beğenmeyecek, yoksa söylemiş miydi..? ;) fakat bence çok eğlenceli...

PS: Cezayir Sokağı'na ayak basmayalı 4 koca yıl oluyor. Bu sebeple mi bilmem tekrar büyüleniyorum. O ışıklar, merdiven kenarlarına serpiştirilmiş sıcacık masalar çok romantik geliyor gözüme...

1 yorum:

niyat dedi ki...

Fotoğrafta da tasdiklendiği üzere;
Kel değilim ben, alnım açık!

O-ya!
Ber-bat!