1 Mart 2009 Pazar

TATLIMA GELİN.. :))


Havuçlu Top.. ÇOk basit arkadaşlar, yapması da malzemeleri temin etmek de.. fakat ben tarifin biraz dışına çıktım kakao'yu da işin içine karıştırdım.. enfes oldu.. siz direkt olarak kakaolu bisküvi ile de deneyebilirsiniz..
Cuma günü koşudan geldikten sonra başladım tatlı seansına.. açtım roze şarabımı.. bir yandan güzel güzel içerken bir yandan kırdım bisküvilerimi, taşıdım laptop'umu mutfağa, Giovanni Allevi ve Nefeli dinledim yaparken.. harika geldi.. öyle ki akşam social program pub'ına gittiğimde kafamın üzerinde hala görünmez bir halka vardı.. peki nereye kaçmıştı şeytanım;)
Bir de baktım ki saate gecikmişim.. hemen bir telefon 20 dakika içinde hazırım.. Rebeca&Aron'a süslü bir tabak bıraktıktan sonra fırladım evden.. yiyemeden.. zaten yemek baheneydi biraz da.. önemli olan yarışmaya katılmaktı:))

Study Study Study..!

Geçen hafta tekrar başladığım study günlüğüm tüm hızı ile devam etmekte... fakat çalıştıkça daha çok çalışılması gereken şeyler olduğunu fark ediyorum... ne kadar bilirsen o kadar bilmediğini anlıyosun gibi bişey bu da.. birazdaha içine girsem, biraz daha parçası olsam bu yabancı dilin.. biraz daha korkusuz, biraz daha cesur, biraz daha yakın.. önyargılı illüzyonum silinse.. gözümün önünde gördüğüm tepeler düzlüklere dönüşse.. koşsam koşsam özgürce...

26 Şubat 2009 Perşembe

The Heart Ask Pleasure First..!





Toprak olsam eğilsem dokunsam

ufalansam kum olsam

Yağmur olsam yağsam

damla olsam okyanusta

dalga dalga dalga

bulut olup sessiz kalsam

rüzgar olsam esip kavursam

bahar olsam yaz olsam kış olsam

mevsim olsam akıllarda

hatıra kalsam fotoğraflarda

gelecek olsam umutlarda

ses olsam koku olsam, sıcak bir el omuzda

hiç olsam

çok olsam

his olsam sade

Oya gibi....adım....

ışık gibi birdenbire, gece gibi mahrem en derinde....

"The heart ask pleasure first" Michael Nyman Piano dinleyin kanat takıp uçursun sizi... de....

22 Şubat 2009 Pazar

MERHABA 23.02.2009 - 01.03.2009

Ömrümüzden bir hafta daha.. böyle tarihler ile yazılınca bir daha tekrarının olmayacağı daha iyi anlaşılıyor.. bu iyi mi kötü mü acaba.. Stafano Elio Danna bir röportajında, sigaranın üzerine kocaman uyarı yazılarının yazılmasından sonra satışların arttığından bahseder ve der ki: "insanlar alıyor çünkü artık işe yaradığından eminler.." :)) yerim ben senin ironini..

Velhasıl kelam.. önümüzde yine yeni yine yeni yine yeni yenidennnn sevilmeyi bekleyen bir hafta var.. ötekilerden hiç farkı olmayan bir 7'lik daha.. canımızdan bir parça..

İyi haftalar tüm sevdiklerim...

GRACE'S BİRTHDAY

Cumartesi gecesi sabah aldığım confirm üzerine kalktım Grace'in evine gittim., elimde pembe bir patikle.. patik aldım kıza :) :p.. tabii ki bulamadım bir defa gittiğim bir yeri 2. sinde.. Grace beni durktan aldı :) I'm sorry Grace do you know I'm very bad at finding directions.

Herkes yemek yapmış o gece.. Başta Grace'in erkek arkadaşı harika bir et yemeği pişirmiş, çıkmadan önce birşeyler atışttırdığım için yiyemedim malesef :( Ece patates salatası yapmış, Türk seni :), Matteo soslu spaghetti pişirdi, Grace'in landlady'si Indian yemeği pişirmiş.. ööögghh.. tadına bile bakmadım görüntüsü yeterdi hislerimi anlatmaya.. içinde tüm yumurtalar olan tavuklu pirinçli sarı renkli dolu bir tencere.. kardeşim benimle yemek arasında şöyle bir bağlantı var.. bir defa çok olmayacak gördüğüm şey.. karavana gibi.. sonra göze güzel gözükecek.. estetik olacak.. çeşitli olacak.. sanki yenmek için değil, zevk için tasarlanmış olacak.. işte o zaman yerim dermişim ;) anladınız siz beni..

O gece Matteo'nun 4 kere ayağına bastım topuklu ayakkabılarılma.. sonunda İtalyan sesiyle gür gür gürledi ;)

Landlady sürekli yedi yedi yedi..

Bir de sevgili kavgasına tanık oldum.. beni hakem yaptılar ayrı ayrı ikisi ile konuştum.. üfürükten teyyare sebep.. sevgili sebebi işte.. çözüldü çözüldü üzülmeyin.
Dedim ki Grace bu kadar Peru'lu Latin Amerikalı genç var burda.. çal bi Shakira "Hips don't lie" havamızı bulalım.. Son ayrıntı: votka ve cola'yı karıştırdınız mı daha önce .. yapmayın arkadaşlar..
Velhasıl kelam güzel bir geceydi.. aaaa o günün bir de gündüzü vardı o da ne güzeldi.. Kısa Özet: 4 gündür aralaıksız koşmaktayım.. istikbal göklerdedir.. alakasız mı.. hiç de değil..

19 Şubat 2009 Perşembe

ENJOY THE FREETİME :))

Okulda keyifler yerinde, ödevlerimi yeniden yapmaya başladım.. Bugün okuldan sonra Necati ile kahve içmeye gittik.. konu aynı.. felsefe kardeşliği.. Sonra ben Cihan'ı görmeye Covent Garden'a gittim.. (orda çalışıyor ya kendisi) (bu aralar Türk sayısı mı arttı çevremde..?) işten ayrıldığımı kısaca anlattım.. sonra yeni hayat planlarımı uygulamak üzere yola koyuldum..

Eve geldim, apar topar üstümü değiştirdim ve dışarı fırladım.. ne kadar da özlemişim parkımı.. öğleden sonra havasını kokladım.. ne güzeldi.. çocukluk kokuk geldi yine burnuma :) Koştum bu defa.. yalan yok.. tam tur'u da aştım hatta.. park avucumda küçüldü..

Eve geldim.. önce duş.. sonra biraz study.. Aaron bana yemek ayırmış microwive'de.. teşekkürler canım.. söz bir gün size delicious Türk yemeği yapıcam.. (finger cross;))

Güzel bir gündü.. :))

18 Şubat 2009 Çarşamba




Düşünceler meyvesini birer birer verdi bu hafta.. Dün Margo aradı, ğer bana boş bi gün verirse bir kişiyi daha işe almak zorunda kalacağını söyledi.. no problem'di.. bitti.. 2. işim.. geçti gitti..
Hemen ardından bir korku geldi bünyeye.. sonra bi anlamsızlık hissi.. istediğin bu değil miydi, bir kez daha.. bir seçim yapmalıydı.. korku veya sevgi (istek).. gerisi hikaye idi.. anladı yürek..
Gizli parola: "çok güzel bir yerdesin"di.. İstanbul'daki hayatımın bir benzerini büyük bir ustalıkla yaratmıştım.. şimdi değiştirme vaktiydi.. şifre buydu.. Londra oyun alanım.. amaç: kendini bil!
"Krallıktan önce kral vardır."
Değil miydi ki saat saymak günah.. ruhu yormak azap.. anlamsız üstelik tüm bunlar.. bilmişti ruh önceden de aklın yönetiminde rolunu oynamaya çalışmaktaydı.. fakat kural kendini bir kez daha doğruladı.. inanmadığın hiçbir şey hayatında duramaz.. kandıramadım.. bir kez daha yemedi hayat.. fakat burda almam gereken bir hediye vardı.. "inanmadığın hiçbir şeyi yapma."

Haftanın özeti: ağzımdaki bakla
kucağımdaki taşlar
aforizmalarımın üstüne oturduğumda hissettiğim acı :)
hediye'm
okul, İngilizce, öğrencilik hayatı
amy vinehous (back to black özellikle, rich girl- giriş) neden sevmememiştim ben
bu çatlak kadını..?
katty perry (I kissed a girl) (styl ikonu-manyak)
amelie (quai) (her yeni başlangıcımda, her küçük zaferimde bir marş gibi
dinlerim:))
Kate Moss - kilo almış sonunda (London Paper haberi ;))
mutluluk-huzur-gelecek planları :) :) :)
ÖNEMLİ NOT: 1 günlük bunalımımda bana destek olan tüm sevdiklerime içten teşekkürler.. varlığınızı hissetmek harika :)