8 Mart 2009 Pazar

VİCKY CHRİSTİNA BARCELONA

Hayatlar hayatlar hayatlar... Hiç çok emin olduğunuz, üzerine yemin edebileceğiniz bir şeye iki gün sonra hayretle baktığınız oldu mu..? ya da yapmam dediğiniz şeyi yaptığınız... peki neydi sizi durduran... güvensizlik, korku, kalıplar.. ne çok değil mi.. sınırlarını kendimizin çizdiği bir kutuda yaşıyoruz diye düşünüyorum bazen.. kutu içinde kutu, kutu içinde kutucuklar var.. her olay, her durum var şartta ortaya çıkarabileceğimiz kutularımız var.. çoğu zaman, değerlerimiz veya yargılarımız gibi, daha çok şahsiyete dair sıfatlar ile ağzı mühürlenmiş, bazıları hiç açılmayacak olan kutular... kendimizi bilmekte zorlandığımız için başvurduğumuz küçük yöntemler, güvenli sığınaklar.. bir de kurduğumuz hayatlar.. o kutulardan yapmak hevesi ile, o kutulara sığmak pahasına.. okyanusu bir bardak suya doldurmaya çalışmak.. unutmak.. unuttuğunu unutmak...

Bazen hiçbir şey şaşırtıcı gelmiyor bana.. ya da herşey olası.. bildiğim şey sınırsızlığın korku verdiği.. ufuk ne kadar güzeldir değil mi denizle gökyüzünün birleştiği sınırsız mavilik.. peki o maviliğin içindeyseniz..? kara göründü mü demek istersiniz..?

Ben hep toprak tabiatlı insanlara özenmişimdir; hayata köklerini salan, her geçen gün durduğu yeri sağlamlaştıran, güçlü, güvenli ve heybetli bir duruşu olan.. Ben kendim ateş tabiatlı bir insan olarak daha çok rüzgarla dans etmekten hoşlanırım.. bir düşünce, bir rüzgar aklımı alır tutuşturur... fakat yönümü hep ışıkla bulurum.. "It's not what, good girls do; not how they should behave" but, how can you deny that I am a good girl..?

Filmin son sahnesinde Christina hala "ne istemediğini bulmanın" arayışı içinde, diyor.. ben de yapıyorum bunu, deneyerek bulmak.. sonuca dolaylı olarak ulaşmak.. üzücü olan ise aynı kişinin kronik unsatisfied olarak ilan edilmesi.. kendime dönüyorum.. gerçekten istediğim sonuca ulaşmadan bunu bilemeyeceğimi anlıyorum.. fakat güzelliğin, samimiyetin ve aşkın kıymetini biliyorum.. bunu ıskalamayacğımı ümit ediyorum.. Bu sebeple Londra'ya geldiğimden bu yana gerçekten istediğim şeyi bulmaya, ateşimi ağzımı yakmadan kontrol altında tutmaya çalışıyorum.. Karşıma çıkan Antagonistlerime kırmızı kartlar gösterdim bile..


Uzun lafın kısası... Woody Allen'dan harika bir film.. ayrıca Penelope Cruz'a hastayım.. Matteo'nun delicious pasta teklifini reddedip tek başıma yaptığım sinema zifayetinden büyük zevk aldım.. mutlaka ama mutlaka görülmeli arkadaşlar..

2 yorum:

ceylan dedi ki...

Cemil cümlemiz gördü bile ayıpsın Oyası!!!

Ayrıca Penolope tam kalbimizden vurdu!

ceylan dedi ki...

Gülpüm nerdesin